وَقَالَتِ ٱمۡرَأَتُ فِرۡعَوۡنَ قُرَّتُ عَيۡنٍ لِّى وَلَكَۖ لَا تَقۡتُلُوهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدًا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ ٩
وَقَالَتِ ve dedi ki ٱمۡرَأَتُ karısı فِرۡعَوۡنَ Fir'avn'ın قُرَّتُ aydınlığı عَيۡنٖ göz لِّى bana da وَلَكَۖ ve sana da لَا onu öldürmeyin تَقۡتُلُوهُ kill him EN عَسَىٰٓ belki أَن diye يَنفَعَنَآ bize yararı dokunur أَوۡ ya da نَتَّخِذَهُۥ onu ediniriz وَلَدٗا evlad وَهُمۡ ve onlar لَا anlamıyorlardı يَشۡعُرُونَ perceive EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.
İlişkiler19 bağlantı · 6 tür
Açıklar26:18
Aynı kök2:282
Paralel19:52 19:53 20:10 20:38 20:39 20:40
Aynı ibare12:21 66:11
Aynı konu19:51 20:40 33:37
Henüz sınıflandırılmamış20:37 20:39 20:40 26:18 26:20 27:7