فَلَمَّا جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَا بَيِّنَـٰتٍ قَالُواْ مَا هَـٰذَآ إِلَّا سِحۡرٌ مُّفۡتَرًى وَمَا سَمِعۡنَا بِهَـٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلۡأَوَّلِينَ ٣٦
فَلَمَّا ne zaman ki جَآءَهُم onlara gelince مُّوسَىٰ Musa EN بِـَٔايَـٰتِنَا ayetlerimizle بَيِّنَـٰتٖ açık açık قَالُواْ dediler مَا değildir هَـٰذَآ bu إِلَّا başka bir şey سِحۡرٞ bir büyüden مُّفۡتَرٗى uydurulmuş وَمَا ve سَمِعۡنَا işitmedik بِهَـٰذَا böyle bir şey فِىٓ arasında ءَابَآئِنَا atalarımız ٱلۡأَوَّلِينَ ilk
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
İlişkiler32 bağlantı · 4 tür
Paralel10:76 19:52 19:53 20:10 20:12 20:42 26:34 27:7 27:8 27:10 27:12 27:13 Tümünü göster (+1)
Aynı ibare14:5 23:24 23:28 34:43 38:7 46:7
Aynı konu6:7 10:82 19:51 31:21 43:30
Henüz sınıflandırılmamış11:62 20:11 20:41 20:48 20:49 27:7 40:26 43:24