وَجَدتُّهَا وَقَوۡمَهَا يَسۡجُدُونَ لِلشَّمۡسِ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَـٰنُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ فَصَدَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِيلِ فَهُمۡ لَا يَهۡتَدُونَ ٢٤
وَجَدتُّهَا onu buldum وَقَوۡمَهَا ve kavmini يَسۡجُدُونَ secde aderlerken لِلشَّمۡسِ güneşe مِن bırakıp دُونِ instead of Allah EN ٱللَّهِ Allah'ı وَزَيَّنَ ve süsledi لَهُمُ onlara ٱلشَّيۡطَـٰنُ şeytan أَعۡمَـٰلَهُمۡ işlerini فَصَدَّهُمۡ ve onları çevirdi عَنِ (doğru) yoldan ٱلسَّبِيلِ the Way EN فَهُمۡ (bu yüzden) onlar لَا yola gelmiyorlar يَهۡتَدُونَ guided EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar."
İlişkiler11 bağlantı · 5 tür
Aynı kök84:20–22
Aynı hüküm41:37
Aynı ibare6:43 16:63 41:37
Aynı konu15:39 34:20
Henüz sınıflandırılmamış16:49 21:79 29:38 34:12