۞ وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ أَوۡ نَرَىٰ رَبَّنَاۗ لَقَدِ ٱسۡتَكۡبَرُواْ فِىٓ أَنفُسِهِمۡ وَعَتَوۡ عُتُوًّا كَبِيرًا ٢١
۞ وَقَالَ ve dedi(ler) ٱلَّذِينَ kimseler لَا ummayan(lar) يَرۡجُونَ expect EN لِقَآءَنَا bizimle karşılaşmayı لَوۡلَآ değil mi? أُنزِلَ indirilmeli عَلَيۡنَا bize ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ melekler أَوۡ yahut نَرَىٰ görmeliydik رَبَّنَاۗ Rabbimizi لَقَدِ andolsun ki ٱسۡتَكۡبَرُواْ onlar büyüklük tasladılar فِىٓ içlerinde أَنفُسِهِمۡ kendi وَعَتَوۡ ve haddi aştılar عُتُوّٗا bir azgınlıkla كَبِيرٗا büyük
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bize kavuşacaklarını ummayanlar, "Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!" dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Açıklar15:8
Aynı ibare10:15
Aynı konu2:55 4:153 6:111 6:124 6:158 15:7 17:90–92 17:92 17:95 21:3
Henüz sınıflandırılmamış6:8 6:31 17:95 23:24 29:36 36:51–52 37:16–21 37:56