قَالُواْ سُبۡحَـٰنَكَ مَا كَانَ يَنۢبَغِى لَنَآ أَن نَّتَّخِذَ مِن دُونِكَ مِنۡ أَوۡلِيَآءَ وَلَـٰكِن مَّتَّعۡتَهُمۡ وَءَابَآءَهُمۡ حَتَّىٰ نَسُواْ ٱلذِّكۡرَ وَكَانُواْ قَوۡمَۢا بُورًا ١٨
قَالُواْ derler ki سُبۡحَـٰنَكَ senin şanın yücedir مَا değildi كَانَ it was proper EN يَنۢبَغِى yaraşır لَنَآ bize أَن edinmek نَّتَّخِذَ we take EN مِن senden başka دُونِكَ besides You EN مِنۡ veliler أَوۡلِيَآءَ protectors EN وَلَـٰكِن fakat مَّتَّعۡتَهُمۡ sen onları ni'metlendirdin وَءَابَآءَهُمۡ ve atalarını حَتَّىٰ kadar نَسُواْ unutuncaya ٱلذِّكۡرَ anmayı وَكَانُواْ ve oldular قَوۡمَۢا bir topluluk بُورٗا helaki hak eden
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.
İlişkiler35 bağlantı · 5 tür
Aynı kök25:29 35:10 59:18–19
Paralel10:28–30 10:28 19:82 34:40–42 34:40–41 46:6
Aynı ibare21:44 48:12
Aynı konu7:51 23:33 25:30 28:75 29:25 41:48 45:34–35
Henüz sınıflandırılmamış6:23 9:72 14:22 16:86 20:124 20:126 28:63 29:25 30:13 34:31 34:41 35:14 Tümünü göster (+5)