وَٱقۡتَرَبَ ٱلۡوَعۡدُ ٱلۡحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَـٰخِصَةٌ أَبۡصَـٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَـٰوَيۡلَنَا قَدۡ كُنَّا فِى غَفۡلَةٍ مِّنۡ هَـٰذَا بَلۡ كُنَّا ظَـٰلِمِينَ ٩٧
وَٱقۡتَرَبَ ve yaklaşır ٱلۡوَعۡدُ va'd ٱلۡحَقُّ gerçek فَإِذَا birden هِىَ o شَـٰخِصَةٌ donup kalır أَبۡصَـٰرُ gözleri ٱلَّذِينَ kimselerin كَفَرُواْ inkar eden(lerin) يَـٰوَيۡلَنَا vah bize قَدۡ gerçekten كُنَّا biz idik فِى içinde غَفۡلَةٖ gaflet مِّنۡ bundan هَـٰذَا this EN بَلۡ meğer كُنَّا biz ظَـٰلِمِينَ zulmediyormuşuz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz" derler.
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Devam eder21:96
Aynı ibare18:94 50:22
Aynı konu14:42 19:39 21:1 22:2
Henüz sınıflandırılmamış8:59 9:33 15:87 18:83–101 22:1–2 27:82 37:20 41:53 54:1 61:9