وَلِسُلَيۡمَـٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةً تَجۡرِى بِأَمۡرِهِۦٓ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِى بَـٰرَكۡنَا فِيهَاۚ وَكُنَّا بِكُلِّ شَىۡءٍ عَـٰلِمِينَ ٨١
وَلِسُلَيۡمَـٰنَ ve Süleyman'a ٱلرِّيحَ fırtınayı عَاصِفَةٗ şiddetli تَجۡرِى akıp giderdi بِأَمۡرِهِۦٓ onun emriyle إِلَى yere ٱلۡأَرۡضِ the land EN ٱلَّتِى bereketlendirdiğimiz بَـٰرَكۡنَا We blessed EN فِيهَاۚ içini وَكُنَّا ve biz بِكُلِّ her شَىۡءٍ şeyi عَـٰلِمِينَ biliriz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Paralel38:36–37
Aynı ibare27:15 34:12 38:36
Aynı konu34:10 38:21
Henüz sınıflandırılmamış2:164 13:38 21:71 22:65 27:14–17 27:17 34:11 38:37