وَنَضَعُ ٱلۡمَوَٰزِينَ ٱلۡقِسۡطَ لِيَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فَلَا تُظۡلَمُ نَفۡسٌ شَيۡـًٔاۖ وَإِن كَانَ مِثۡقَالَ حَبَّةٍ مِّنۡ خَرۡدَلٍ أَتَيۡنَا بِهَاۗ وَكَفَىٰ بِنَا حَـٰسِبِينَ ٤٧
وَنَضَعُ kurarız ٱلۡمَوَٰزِينَ terazileri ٱلۡقِسۡطَ adalet لِيَوۡمِ günü için ٱلۡقِيَـٰمَةِ kıyamet فَلَا asla تُظۡلَمُ haksızlık edilmez نَفۡسٞ kimseye شَيۡـٔٗاۖ hiçbir وَإِن ve eğer كَانَ olsa مِثۡقَالَ ağırlığınca حَبَّةٖ danesi مِّنۡ bir hardal خَرۡدَلٍ a mustard EN أَتَيۡنَا getiririz بِهَاۗ onu وَكَفَىٰ ve biz yeteriz بِنَا olarak حَـٰسِبِينَ hesab gören
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
İlişkiler32 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare31:16
Aynı konu4:40 7:8–9 7:8 10:54 17:71 18:49 23:101–103 23:102–103 39:69 40:17 99:7–8 101:6–9 Tümünü göster (+2)
Henüz sınıflandırılmamış2:281 3:25 7:9 10:4 10:47 19:94 20:112 21:23 23:102 23:103 36:54 37:39 Tümünü göster (+5)