فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوۡمِهِۦ غَضۡبَـٰنَ أَسِفًاۚ قَالَ يَـٰقَوۡمِ أَلَمۡ يَعِدۡكُمۡ رَبُّكُمۡ وَعۡدًا حَسَنًاۚ أَفَطَالَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡعَهۡدُ أَمۡ أَرَدتُّمۡ أَن يَحِلَّ عَلَيۡكُمۡ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمۡ فَأَخۡلَفۡتُم مَّوۡعِدِى ٨٦
فَرَجَعَ bunun üzerine döndü مُوسَىٰٓ Musa إِلَىٰ kavmine قَوۡمِهِۦ his people EN غَضۡبَـٰنَ çok kızgın bir halde أَسِفٗاۚ üzüntülü قَالَ dedi يَـٰقَوۡمِ ey Kavmim أَلَمۡ size va'detmemiş miydi? يَعِدۡكُمۡ promise you EN رَبُّكُمۡ Rabbiniz وَعۡدًا bir va'adle حَسَنًاۚ güzel أَفَطَالَ uzun mu geldi? عَلَيۡكُمُ size ٱلۡعَهۡدُ süre أَمۡ yoksa أَرَدتُّمۡ mi istediniz? أَن diye يَحِلَّ insin عَلَيۡكُمۡ üstünüze غَضَبٞ bir gazabın مِّن Rabbinizden رَّبِّكُمۡ your Lord EN فَأَخۡلَفۡتُم bu yüzden caydınız مَّوۡعِدِى bana verdiğiniz sözden
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:51 4:153
Devam eder20:83–85
Paralel2:51 2:51–54 7:142–156 7:148 7:150 7:154–155 10:75
Aynı konu3:112 20:131
Henüz sınıflandırılmamış2:51 7:142 18:6 79:15