وَلَقَدۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِى فَٱضۡرِبۡ لَهُمۡ طَرِيقًا فِى ٱلۡبَحۡرِ يَبَسًا لَّا تَخَـٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخۡشَىٰ ٧٧
وَلَقَدۡ ve andolsun أَوۡحَيۡنَآ biz vahyetmiştik إِلَىٰ Musa'ya مُوسَىٰٓ Musa EN أَنۡ diye أَسۡرِ geceleyin yürüt بِعِبَادِى kullarımı فَٱضۡرِبۡ ve vur لَهُمۡ onlar için طَرِيقٗا bir yol فِى denizde ٱلۡبَحۡرِ the sea EN يَبَسٗا kuru لَّا korkma تَخَـٰفُ fearing EN دَرَكٗا yetişme(sin)den وَلَا ve تَخۡشَىٰ endişe etme
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
İlişkiler26 bağlantı · 7 tür
Açıklar2:50
Devam eder10:90
Aynı kök17:1
Paralel7:138 10:75 10:88–90 10:90 26:30 26:52 26:63 26:64 26:65 44:23 44:23–24
Aynı ibare26:52 26:63–66
Aynı konu26:59
Henüz sınıflandırılmamış4:34 7:103 10:62 26:52–66 26:60–66 26:60 26:63 44:24 79:15