وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡكُمُ ٱلۡغَمَامَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَـٰتِ مَا رَزَقۡنَـٰكُمۡۖ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ ٥٧
وَظَلَّلۡنَا ve gölgelendirdik عَلَيۡكُمُ üstünüze ٱلۡغَمَامَ bulutu وَأَنزَلۡنَا ve indirdik عَلَيۡكُمُ size ٱلۡمَنَّ kudret helvası وَٱلسَّلۡوَىٰۖ ve bıldırcın كُلُواْ yeyin مِن güzelliklerden طَيِّبَـٰتِ (the) good things EN مَا şeyleri رَزَقۡنَـٰكُمۡۖ rızık olarak verdiğimiz وَمَا ve değildi ظَلَمُونَا bize zulmediyor وَلَـٰكِن ama كَانُوٓاْ idiler أَنفُسَهُمۡ kendilerine يَظۡلِمُونَ zulmetmekteler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:40
Paralel7:160 20:80–81
Aynı ibare16:118
Aynı konu2:60 2:259 19:52
Henüz sınıflandırılmamış3:117 4:153 5:4 9:70 10:44 11:101 16:33 17:101 19:51 19:53 20:80 28:5 Tümünü göster (+5)