لِلۡفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحۡصِرُواْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ ضَرۡبًا فِى ٱلۡأَرۡضِ يَحۡسَبُهُمُ ٱلۡجَاهِلُ أَغۡنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعۡرِفُهُم بِسِيمَـٰهُمۡ لَا يَسۡـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلۡحَافًاۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ ٢٧٣
لِلۡفُقَرَآءِ (Sadakalar) fakirler içindir ٱلَّذِينَ kimseler (için) أُحۡصِرُواْ kapanıp kalan فِى yolunda سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِ Allah لَا yoktur يَسۡتَطِيعُونَ güçleri ضَرۡبٗا gezmeye فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN يَحۡسَبُهُمُ onları sanırlar ٱلۡجَاهِلُ bilmeyenler أَغۡنِيَآءَ zengin مِنَ dolayı ٱلتَّعَفُّفِ utangaçlıklarından تَعۡرِفُهُم onları tanırsın بِسِيمَـٰهُمۡ simalarından لَا istemezler يَسۡـَٔلُونَ (do) they ask EN ٱلنَّاسَ insanlardan إِلۡحَافٗاۗ ısrarla وَمَا ne varsa تُنفِقُواْ yaptığınız مِنۡ hayırdan; خَيۡرٖ good EN فَإِنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN بِهِۦ onu عَلِيمٌ bilir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:270 4:101
Aynı ibare64:8
Aynı konu2:270 9:121 59:8 96:5
Henüz sınıflandırılmamış2:271 4:34 9:60 9:79 93:10