وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَكُم بَيۡنَكُم بِٱلۡبَـٰطِلِ وَتُدۡلُواْ بِهَآ إِلَى ٱلۡحُكَّامِ لِتَأۡكُلُواْ فَرِيقًا مِّنۡ أَمۡوَٰلِ ٱلنَّاسِ بِٱلۡإِثۡمِ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ١٨٨
وَلَا yemeyin تَأۡكُلُوٓاْ eat EN أَمۡوَٰلَكُم mallarınızı بَيۡنَكُم aranızda بِٱلۡبَـٰطِلِ batıl (sebepler) ile وَتُدۡلُواْ ve atmayın بِهَآ onları إِلَى hakimler(in önün)e ٱلۡحُكَّامِ the authorities EN لِتَأۡكُلُواْ yemeniz için فَرِيقٗا bir kısmını مِّنۡ mallarından أَمۡوَٰلِ (the) wealth EN ٱلنَّاسِ insanların بِٱلۡإِثۡمِ günah bir biçimde وَأَنتُمۡ ve siz تَعۡلَمُونَ bildiğiniz halde
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.
İlişkiler23 bağlantı · 5 tür
İstisna tanır4:29
Aynı hüküm4:29 4:29–30 9:34
Aynı ibare4:161 9:34 64:8
Aynı konu2:279 3:143 3:161 26:183
Henüz sınıflandırılmamış3:135 4:35 5:42 9:24 12:19 25:2 30:38 38:21–26 42:38 57:27 59:7 83:1–3