وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِى عَنِّى فَإِنِّى قَرِيبٌۖ أُجِيبُ دَعۡوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِۖ فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ لِى وَلۡيُؤۡمِنُواْ بِى لَعَلَّهُمۡ يَرۡشُدُونَ ١٨٦
وَإِذَا ve ne zaman سَأَلَكَ sana sorar(lar)sa عِبَادِى kullarım عَنِّى benden فَإِنِّى şüphesiz ben قَرِيبٌۖ (onlara) yakınım أُجِيبُ karşılık veririm دَعۡوَةَ du'asına ٱلدَّاعِ du'a edenin إِذَا zaman دَعَانِۖ bana du'a ettiği فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ O halde onlar da karşılık versinler لِى bana وَلۡيُؤۡمِنُواْ inansınlar ki بِى bana لَعَلَّهُمۡ böylece onlar يَرۡشُدُونَ doğru yola erişirler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Sınırlandırır6:41
Aynı ibare64:8
Aynı konu3:143 3:195 11:61 13:14 17:11 27:62 40:60 46:31 50:16 56:85 58:7
Henüz sınıflandırılmamış2:152 3:159 5:35 7:55 7:56 8:24 20:108 22:15 22:54 25:2 30:38 42:25 Tümünü göster (+5)