أَمَّا ٱلسَّفِينَةُ فَكَانَتۡ لِمَسَـٰكِينَ يَعۡمَلُونَ فِى ٱلۡبَحۡرِ فَأَرَدتُّ أَنۡ أَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَآءَهُم مَّلِكٌ يَأۡخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصۡبًا ٧٩
أَمَّا O gemi ٱلسَّفِينَةُ the ship EN فَكَانَتۡ idi لِمَسَـٰكِينَ yoksulların يَعۡمَلُونَ çalışan فِى denizde ٱلۡبَحۡرِ the sea EN فَأَرَدتُّ istedim أَنۡ ki أَعِيبَهَا onu kusurlu yapmak وَكَانَ çünkü vardı وَرَآءَهُم onların ilerisinde مَّلِكٞ bir kral يَأۡخُذُ alan كُلَّ her سَفِينَةٍ gemiyi غَصۡبٗا zorla
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:216 19:14
Henüz sınıflandırılmamış2:83 18:83