فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرًا ٧٧
فَٱنطَلَقَا yine yürüdüler حَتَّىٰٓ nihayet إِذَآ vardıklarında أَتَيَآ they came EN أَهۡلَ halkına قَرۡيَةٍ bir kent ٱسۡتَطۡعَمَآ yemek istediler أَهۡلَهَا oranın halkından فَأَبَوۡاْ fakat kaçındılar أَن onları konuklamaktan يُضَيِّفُوهُمَا offer them hospitality EN فَوَجَدَا derken buldular فِيهَا orada جِدَارٗا bir duvar يُرِيدُ yüz tutan أَن yıkılmağa يَنقَضَّ collapse EN فَأَقَامَهُۥۖ hemen onu doğrulttu قَالَ (Musa) dedi ki لَوۡ eğer شِئۡتَ isteseydin لَتَّخَذۡتَ alırdın عَلَيۡهِ buna karşılık أَجۡرٗا bir ücret
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Musa, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı konu19:14
Henüz sınıflandırılmamış18:83