قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٍ ظَهِيرًا ٨٨
قُل de ki لَّئِنِ andolsun eğer ٱجۡتَمَعَتِ toplansalar ٱلۡإِنسُ insan(lar) وَٱلۡجِنُّ ve cin(ler) عَلَىٰٓ üzere أَن getirmek يَأۡتُواْ bring EN بِمِثۡلِ bir benzerini هَـٰذَا bu ٱلۡقُرۡءَانِ Kur'an'ın لَا getiremezler يَأۡتُونَ they (could) bring EN بِمِثۡلِهِۦ onun benzerini وَلَوۡ ve eğer كَانَ olsalar بَعۡضُهُمۡ biri لِبَعۡضٖ diğerine ظَهِيرٗا arka (destek)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler."
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Açıklar2:23
Aynı kök12:15
Aynı ibare6:112
Aynı konu2:23–24 6:93 10:37 10:38 11:13 52:33–34 52:34
Henüz sınıflandırılmamış1:1 3:7 8:31 10:37–38 15:9 18:2 22:44 29:50 33:38 46:8 56:77 68:1