وَإِن مِّن قَرۡيَةٍ إِلَّا نَحۡنُ مُهۡلِكُوهَا قَبۡلَ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ أَوۡ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًاۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلۡكِتَـٰبِ مَسۡطُورًا ٥٨
وَإِن yoktur ki مِّن hiçbir قَرۡيَةٍ kent إِلَّا ancak نَحۡنُ biz مُهۡلِكُوهَا onu yok ederiz قَبۡلَ önce يَوۡمِ gününden ٱلۡقِيَـٰمَةِ kıyamet أَوۡ yahut مُعَذِّبُوهَا ona azab ederiz عَذَابٗا azap ile شَدِيدٗاۚ şiddetli bir كَانَ Bu ذَٰلِكَ That is EN فِى Kitapta ٱلۡكِتَـٰبِ the Book EN مَسۡطُورٗا yazılmıştır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Sınırlandırır6:131 28:59
Aynı konu15:4 26:208 65:8–9
Henüz sınıflandırılmamış11:117 26:209 28:58–59 41:28 54:51 57:22