وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرًاۚ وَإِذَا ذَكَرۡتَ رَبَّكَ فِى ٱلۡقُرۡءَانِ وَحۡدَهُۥ وَلَّوۡاْ عَلَىٰٓ أَدۡبَـٰرِهِمۡ نُفُورًا ٤٦
وَجَعَلۡنَا ve kılarız (koyarız) عَلَىٰ üzerine قُلُوبِهِمۡ kableri أَكِنَّةً kabuklar أَن onu anlamalarına engel olacak يَفۡقَهُوهُ they understand it EN وَفِىٓ ve ءَاذَانِهِمۡ kulaklarına وَقۡرٗاۚ bir ağırlık وَإِذَا ve zaman ذَكَرۡتَ andığın رَبَّكَ Rabbini فِى Kur'an'da ٱلۡقُرۡءَانِ the Quran EN وَحۡدَهُۥ birliğini وَلَّوۡاْ dönüp عَلَىٰٓ arkalarına أَدۡبَـٰرِهِمۡ their backs EN نُفُورٗا kaçarlar
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.
İlişkiler36 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:25 18:57 23:74 39:45 41:5 41:44
Aynı konu2:6–7 17:41 18:56 21:2 25:60 31:7 37:35 38:1–10 39:45 40:12 47:16 54:17 Tümünü göster (+1)
Henüz sınıflandırılmamış2:7 4:46 5:41 6:19 6:113 6:149 7:70 10:15 17:39 17:73 18:83 25:41 Tümünü göster (+5)