قُلۡ ءَامِنُواْ بِهِۦٓ أَوۡ لَا تُؤۡمِنُوٓاْۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ مِن قَبۡلِهِۦٓ إِذَا يُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ يَخِرُّونَ لِلۡأَذۡقَانِ سُجَّدًا ١٠٧
قُلۡ de ki ءَامِنُواْ siz inanın بِهِۦٓ ona أَوۡ veya لَا inanmayın تُؤۡمِنُوٓاْۚ believe EN إِنَّ şüphesiz ٱلَّذِينَ kimselere أُوتُواْ verilen(ler) ٱلۡعِلۡمَ bilgi مِن daha önce قَبۡلِهِۦٓ before it EN إِذَا zaman يُتۡلَىٰ okunduğu عَلَيۡهِمۡ kendilerine يَخِرُّونَ onlar derhal kapanırlar لِلۡأَذۡقَانِ çeneleri üstüne سُجَّدٗا secdeye
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."
İlişkiler37 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare17:109
Aynı konu3:113 5:82 5:83 5:83–84 10:40 10:108 18:29 19:58 25:32 25:73 28:52 29:47 Tümünü göster (+5)
Henüz sınıflandırılmamış2:256 7:206 9:124 13:15 13:36 16:49 17:108 19:58 22:18 22:32 25:60 25:73 Tümünü göster (+7)