قَالَ لَقَدۡ عَلِمۡتَ مَآ أَنزَلَ هَـٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَـٰفِرۡعَوۡنُ مَثۡبُورًا ١٠٢
قَالَ (Musa) dedi ki لَقَدۡ andolsun عَلِمۡتَ sen biliyorsun ki مَآ indirmez أَنزَلَ has sent down EN هَـٰٓؤُلَآءِ bunları إِلَّا başkası رَبُّ Rabbinden ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerin وَٱلۡأَرۡضِ ve yerin بَصَآئِرَ kanıtlar olarak وَإِنِّى şüphesiz ben de لَأَظُنُّكَ seni görüyorum يَـٰفِرۡعَوۡنُ Ey Fir'avn مَثۡبُورٗا mahvolmuş
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Paralel20:56
Aynı konu10:90–92 28:43 40:45–46
Henüz sınıflandırılmamış6:104 7:203 17:59 20:96 22:44 26:24 45:20