وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوۡمَ يَأۡتِيهِمُ ٱلۡعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ رَبَّنَآ أَخِّرۡنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبۡ دَعۡوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَۗ أَوَلَمۡ تَكُونُوٓاْ أَقۡسَمۡتُم مِّن قَبۡلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ ٤٤
وَأَنذِرِ ve uyar ٱلنَّاسَ insanları يَوۡمَ güne (karşı) يَأۡتِيهِمُ kendilerine geleceği ٱلۡعَذَابُ azabın فَيَقُولُ ve diyecekleri ٱلَّذِينَ zalimlerin ظَلَمُواْ did wrong EN رَبَّنَآ Rabbimiz أَخِّرۡنَآ bizi ertele إِلَىٰٓ bir süreye kadar أَجَلٖ a term EN قَرِيبٖ yakın نُّجِبۡ gelelim دَعۡوَتَكَ senin çağrına وَنَتَّبِعِ ve uyalım ٱلرُّسُلَۗ elçilere أَوَلَمۡ etmemiş miydiniz? تَكُونُوٓاْ you EN أَقۡسَمۡتُم yemininizi مِّن önceden قَبۡلُ before EN مَا olmadığına لَكُم sizin için مِّن hiçbir زَوَالٖ zeval
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim" diyecekler. Onlara şöyle denilecek: "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:77 63:10 63:10–11
Aynı konu7:100 11:104 21:13 22:46 23:99–108 30:9
Henüz sınıflandırılmamış6:27 10:2 14:5 14:52 16:38 16:84 19:39 20:128 21:11 21:46 23:99–100 26:102 Tümünü göster (+4)