وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمۡۖ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِى مَن يَشَآءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٤
وَمَآ ve أَرۡسَلۡنَا biz göndermedik مِن her رَّسُولٍ elçiyi إِلَّا başka بِلِسَانِ dilinden قَوۡمِهِۦ kendi kavminin لِيُبَيِّنَ açıklasın diye لَهُمۡۖ olara فَيُضِلُّ şaşırtır ٱللَّهُ Allah مَن kimseyi يَشَآءُ dilediğin وَيَهۡدِى ve yola iletir مَن kimseyi يَشَآءُۚ dilediği وَهُوَ ve O ٱلۡعَزِيزُ azizdir ٱلۡحَكِيمُ hüküm ve hikmet sahibidir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler59 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:101 2:284 16:103 69:40
Aynı ibare2:213 13:33 16:93 24:46 28:56 35:8 42:13
Aynı konu5:15 7:155 16:36 16:44 19:97 41:44 46:12
Henüz sınıflandırılmamış2:26 2:142 2:255 2:258 2:264 2:272 3:129 3:144 4:88 5:18 5:108 6:39 Tümünü göster (+29)