مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡۖ أَعۡمَـٰلُهُمۡ كَرَمَادٍ ٱشۡتَدَّتۡ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوۡمٍ عَاصِفٍۖ لَّا يَقۡدِرُونَ مِمَّا كَسَبُواْ عَلَىٰ شَىۡءٍۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَـٰلُ ٱلۡبَعِيدُ ١٨
مَّثَلُ durumu ٱلَّذِينَ kimselerin كَفَرُواْ inkar eden(lerin) بِرَبِّهِمۡۖ Rablerini أَعۡمَـٰلُهُمۡ işleri; كَرَمَادٍ küle benzer ٱشۡتَدَّتۡ savurduğu بِهِ onu ٱلرِّيحُ rüzgarın فِى bir günde يَوۡمٍ a day EN عَاصِفٖۖ fırtınalı لَّا ele geçiremezler يَقۡدِرُونَ control (they have) EN مِمَّا şeylerden كَسَبُواْ kazandıkları عَلَىٰ hiçbir şeyi شَىۡءٖۚ anything EN ذَٰلِكَ işte هُوَ o ٱلضَّلَـٰلُ sapıklıktır ٱلۡبَعِيدُ derin
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.
İlişkiler21 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:264 13:17 18:103–104 18:105 24:39 25:23 41:14
Henüz sınıflandırılmamış7:95 14:24–26 22:12 22:31 23:51 26:122 34:35 35:39 36:32 47:1 47:9 77:2 Tümünü göster (+2)