قَالَ لَنۡ أُرۡسِلَهُۥ مَعَكُمۡ حَتَّىٰ تُؤۡتُونِ مَوۡثِقًا مِّنَ ٱللَّهِ لَتَأۡتُنَّنِى بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يُحَاطَ بِكُمۡۖ فَلَمَّآ ءَاتَوۡهُ مَوۡثِقَهُمۡ قَالَ ٱللَّهُ عَلَىٰ مَا نَقُولُ وَكِيلٌ ٦٦
قَالَ dedi ki لَنۡ onu asla göndermem أُرۡسِلَهُۥ will I send him EN مَعَكُمۡ sizinle حَتَّىٰ kadar تُؤۡتُونِ siz bana verinceye مَوۡثِقٗا sağlam bir söz مِّنَ Allah adına ٱللَّهِ Allah EN لَتَأۡتُنَّنِى bana getireceğinize بِهِۦٓ onu إِلَّآ dışında أَن kuşatılıp engellenmeniz يُحَاطَ you are surrounded EN بِكُمۡۖ sizin فَلَمَّآ ne zaman ki ءَاتَوۡهُ verdiler مَوۡثِقَهُمۡ sözlerini قَالَ dedi ٱللَّهُ Allah EN عَلَىٰ üzerine مَا şey نَقُولُ söylediğimiz وَكِيلٞ vekildir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim" dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, "Allah söylediklerimize vekildir" dedi.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı kök17:2 17:54
Aynı ibare28:28