وَٱسۡتَبَقَا ٱلۡبَابَ وَقَدَّتۡ قَمِيصَهُۥ مِن دُبُرٍ وَأَلۡفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا ٱلۡبَابِۚ قَالَتۡ مَا جَزَآءُ مَنۡ أَرَادَ بِأَهۡلِكَ سُوٓءًا إِلَّآ أَن يُسۡجَنَ أَوۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٢٥
وَٱسۡتَبَقَا ve koşuştular ٱلۡبَابَ kapıya doğru وَقَدَّتۡ ve kadın yırttı قَمِيصَهُۥ gömleğini مِن arkasından دُبُرٖ the back EN وَأَلۡفَيَا ve rastladılar سَيِّدَهَا kadının kocasına لَدَا yanında ٱلۡبَابِۚ kapının قَالَتۡ (kadın) dedi ki مَا nedir? جَزَآءُ cezası مَنۡ kimsenin أَرَادَ isteyen بِأَهۡلِكَ senin ailene سُوٓءًا kötülük إِلَّآ başka أَن hapsolunmaktan يُسۡجَنَ he be imprisoned EN أَوۡ veya عَذَابٌ bir azaptan أَلِيمٞ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Paralel12:51
Aynı konu24:30
Henüz sınıflandırılmamış12:52 70:29