12:18⋯وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٍ كَذِبٍۚ قَالَ بَلۡ سَوَّلَتۡ لَكُمۡ أَنفُسُكُمۡ أَمۡرًاۖ فَصَبۡرٌ جَمِيلٌۖ وَٱللَّهُ ٱلۡمُسۡتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ ١٨وَجَآءُوve getirdilerعَلَىٰüzeriقَمِيصِهِۦgömleğininبِدَمٖkanlıكَذِبٖۚyalandanقَالَdedi kiبَلۡherhaldeسَوَّلَتۡaldattıp sürüklemişلَكُمۡsiziأَنفُسُكُمۡnefislerinizأَمۡرٗاۖbir işeفَصَبۡرٞartık (tek çarem) sabretmektirجَمِيلٞۖgüzelceوَٱللَّهُancak Allan'tanٱلۡمُسۡتَعَانُyardım istenirعَلَىٰkaşıمَاdediğinizeتَصِفُونَyou describeENDiyanetAktaşHaleemKur'an-ı Kerim Türkçe MealiBir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."İlişkiler10 bağlantı · 4 türAynı kök1:547:25Aynı ibare12:8321:112Aynı konu12:5312:89Henüz sınıflandırılmamış4:112:5212:10016:1