فَإِن كُنتَ فِى شَكٍّ مِّمَّآ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ فَسۡـَٔلِ ٱلَّذِينَ يَقۡرَءُونَ ٱلۡكِتَـٰبَ مِن قَبۡلِكَۚ لَقَدۡ جَآءَكَ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُمۡتَرِينَ ٩٤
فَإِن eğer كُنتَ isen فِى içinde شَكّٖ kuşku مِّمَّآ şeyden أَنزَلۡنَآ indirdiğimiz إِلَيۡكَ sana فَسۡـَٔلِ o halde sor ٱلَّذِينَ kimselere يَقۡرَءُونَ okuyan(lara) ٱلۡكِتَـٰبَ kitap مِن senden önce قَبۡلِكَۚ before you EN لَقَدۡ andolsun ki جَآءَكَ sana geldi ٱلۡحَقُّ gerçek مِن Rabbinden رَّبِّكَ your Lord EN فَلَا sakın تَكُونَنَّ olma مِنَ şüpheye düşenlerden ٱلۡمُمۡتَرِينَ the doubters EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Aynı kök44:9 53:55
Aynı ibare2:147 3:60 6:114 10:108 18:29
Aynı konu10:37 10:104 16:43 17:101 17:105 21:7 22:55 26:197 34:6 40:34 43:45
Henüz sınıflandırılmamış7:101 7:157 11:17 11:120 28:86 32:23 49:15