وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُواْ ٱلزَّكَوٰةَۚ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلۡقَيِّمَةِ ٥
وَمَآ oysa أُمِرُوٓاْ kendilerine emredilmedi إِلَّا dışında (bir şey) لِيَعۡبُدُواْ kulluk etmeleri ٱللَّهَ Allah'a مُخۡلِصِينَ halis kılarak لَهُ O'na ٱلدِّينَ dini حُنَفَآءَ birleyerek وَيُقِيمُواْ ve kılmaları ٱلصَّلَوٰةَ namazı وَيُؤۡتُواْ ve vermeleri ٱلزَّكَوٰةَۚ zekatı وَذَٰلِكَ işte budur دِينُ din ٱلۡقَيِّمَةِ doğru
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Halbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekatı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.
İlişkiler44 bağlantı · 5 tür
Aynı kök3:67 9:36 16:120
Aynı hüküm2:43
Aynı ibare7:29 9:31 13:36 39:2 39:2–3 39:11 40:14 40:65
Aynı konu2:135 2:138–139 3:95 4:125 4:146 6:79 6:161 10:105 12:40 16:123 22:31 30:30 Tümünü göster (+4)
Henüz sınıflandırılmamış5:38 5:42 6:162 9:5 9:30 10:22 11:1–2 16:64 19:59 21:73 29:65 30:31 Tümünü göster (+4)