۞ إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ وَهُمۡ أَغۡنِيَآءُۚ رَضُواْ بِأَن يَكُونُواْ مَعَ ٱلۡخَوَالِفِ وَطَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٩٣
۞ إِنَّمَا ancak ٱلسَّبِيلُ (kınanmasına) yol vardır عَلَى kimselerin ٱلَّذِينَ those who EN يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ senden izin isteyen وَهُمۡ onlar أَغۡنِيَآءُۚ zengin oldukları halde رَضُواْ onlar razı oldular بِأَن olmağa يَكُونُواْ be EN مَعَ beraber ٱلۡخَوَالِفِ geri kalan kadınlarla وَطَبَعَ ve mühürledi ٱللَّهُ Allah عَلَىٰ üzerini قُلُوبِهِمۡ onların kalbleri فَهُمۡ artık onlar لَا bilmezler يَعۡلَمُونَ know EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare9:86–87 9:87
Aynı konu3:167 9:45 9:81 9:83 9:86 9:90 33:9–20 33:13 33:19
Henüz sınıflandırılmamış7:100 9:42 9:77 16:107