وَجَآءَ ٱلۡمُعَذِّرُونَ مِنَ ٱلۡأَعۡرَابِ لِيُؤۡذَنَ لَهُمۡ وَقَعَدَ ٱلَّذِينَ كَذَبُواْ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥۚ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٩٠
وَجَآءَ ve geldiler ٱلۡمُعَذِّرُونَ özür bahane eden مِنَ bedevi Araplar ٱلۡأَعۡرَابِ the bedouins EN لِيُؤۡذَنَ izin verilmesi için لَهُمۡ kendilerine وَقَعَدَ ve oturdular ٱلَّذِينَ kimseler كَذَبُواْ yalan söyleyen(ler) ٱللَّهَ Allah'a وَرَسُولَهُۥۚ ve Elçisine سَيُصِيبُ erişecektir ٱلَّذِينَ kimselere كَفَرُواْ inkar eden(lere) مِنۡهُمۡ onlardan عَذَابٌ bir azab أَلِيمٞ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Devam eder9:94
Aynı konu3:167 9:46 9:93 9:97 33:20
Henüz sınıflandırılmamış9:42 9:43–44 9:49 48:11