لَا تَعۡتَذِرُواْ قَدۡ كَفَرۡتُم بَعۡدَ إِيمَـٰنِكُمۡۚ إِن نَّعۡفُ عَن طَآئِفَةٍ مِّنكُمۡ نُعَذِّبۡ طَآئِفَةَۢ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ مُجۡرِمِينَ ٦٦
لَا hiç özür dilemeyin تَعۡتَذِرُواْ make excuse EN قَدۡ andolsun كَفَرۡتُم siz inkar ettiniz بَعۡدَ sonra إِيمَـٰنِكُمۡۚ inandıktan إِن eğer نَّعۡفُ affetsek bile عَن bir kısmını طَآئِفَةٖ a party EN مِّنكُمۡ sizden نُعَذِّبۡ azab edeceğiz طَآئِفَةَۢ bir kısmına da بِأَنَّهُمۡ dolayı كَانُواْ suç işlediklerinden مُجۡرِمِينَ criminals EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Açıklar9:106
Aynı konu3:86 3:90 4:137 9:94 9:106 16:106 33:24 63:3
Henüz sınıflandırılmamış2:217 3:86–106 4:17 9:74 9:102 27:11 40:52 63:4 75:12–15