أَلَمۡ يَعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ يَقۡبَلُ ٱلتَّوۡبَةَ عَنۡ عِبَادِهِۦ وَيَأۡخُذُ ٱلصَّدَقَـٰتِ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ ١٠٤
أَلَمۡ bilmediler mi ki يَعۡلَمُوٓاْ they know EN أَنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah'tır هُوَ O يَقۡبَلُ kabul eden ٱلتَّوۡبَةَ tevbeyi عَنۡ kullarından عِبَادِهِۦ His slaves EN وَيَأۡخُذُ ve alan ٱلصَّدَقَـٰتِ sadakaları وَأَنَّ ve şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN هُوَ O ٱلتَّوَّابُ tevbeyi çok kabul edendir ٱلرَّحِيمُ çok esirgeyendir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Açıklar3:135
Aynı ibare4:64 42:25
Aynı konu2:37 4:17 4:64 4:110 9:60
Henüz sınıflandırılmamış2:280 3:90 4:18 9:75–76 9:76 57:18 64:17