وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَـٰهَدُواْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقًّاۚ لَّهُم مَّغۡفِرَةٌ وَرِزۡقٌ كَرِيمٌ ٧٤
وَٱلَّذِينَ onlar ki ءَامَنُواْ inandılar وَهَاجَرُواْ ve hicret ettiler وَجَـٰهَدُواْ ve savaştılar فِى yolunda سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِ Allah وَٱلَّذِينَ ve onlar ki ءَاوَواْ barındırdılar وَّنَصَرُوٓاْ ve yardım ettiler أُوْلَـٰٓئِكَ işte هُمُ onlardır ٱلۡمُؤۡمِنُونَ mü'minler حَقّٗاۚ gerçek لَّهُم onlar için vardır مَّغۡفِرَةٞ bağışlanma وَرِزۡقٞ ve rızık كَرِيمٞ bol
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm33:6
Aynı ibare2:218 8:4
Aynı konu3:195 4:100 7:157 9:40 9:100 16:41 16:110 22:58–59 22:58 49:15 59:9 59:10
Henüz sınıflandırılmamış4:64 4:97 8:2–3 9:119 59:8–9