وَإِذۡ قَالُواْ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَـٰذَا هُوَ ٱلۡحَقَّ مِنۡ عِندِكَ فَأَمۡطِرۡ عَلَيۡنَا حِجَارَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئۡتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٣٢
وَإِذۡ ve hani قَالُواْ demişlerdi ٱللَّهُمَّ Allah'ım إِن eğer كَانَ ise هَـٰذَا bu هُوَ (kişi) ٱلۡحَقَّ bir gerçek مِنۡ senin yanından gelmiş عِندِكَ from You EN فَأَمۡطِرۡ yağdır عَلَيۡنَا başımıza حِجَارَةٗ taş مِّنَ gökten ٱلسَّمَآءِ the sky EN أَوِ yahut ٱئۡتِنَا bize getir بِعَذَابٍ bir azab أَلِيمٖ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare29:29
Aynı konu7:70 7:77 10:48 11:32 22:47 23:94 26:187 34:9 38:16
Henüz sınıflandırılmamış2:59 3:28 6:57 6:58 10:11 10:20 11:33 38:16 46:22 70:1–4 70:1 70:4