وَٱذۡكُرُوٓاْ إِذۡ أَنتُمۡ قَلِيلٌ مُّسۡتَضۡعَفُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمۡ وَأَيَّدَكُم بِنَصۡرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٢٦
وَٱذۡكُرُوٓاْ düşünün ki إِذۡ bir zaman أَنتُمۡ siz قَلِيلٞ az idiniz مُّسۡتَضۡعَفُونَ hırpalanıyordunuz فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN تَخَافُونَ korkuyordunuz أَن sizi kapıp götürmesinden يَتَخَطَّفَكُمُ might do away with you EN ٱلنَّاسُ insanların فَـَٔاوَىٰكُمۡ (Allah) sizi barındırdı وَأَيَّدَكُم ve sizi destekledi بِنَصۡرِهِۦ yardımıyle وَرَزَقَكُم ve sizi besledi مِّنَ güzel şeylerle ٱلطَّيِّبَـٰتِ the good things EN لَعَلَّكُمۡ belki تَشۡكُرُونَ şükredersiniz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
İlişkiler11 bağlantı · 5 tür
Açıklar3:123
Aynı kök28:57 29:67
Aynı ibare29:67
Aynı konu7:86 28:57
Henüz sınıflandırılmamış3:160 55:25 65:7 106:1–4 106:4