وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوۡتُهُمۡ لِتَغۡفِرَ لَهُمۡ جَعَلُوٓاْ أَصَـٰبِعَهُمۡ فِىٓ ءَاذَانِهِمۡ وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ثِيَابَهُمۡ وَأَصَرُّواْ وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ٱسۡتِكۡبَارًا ٧
وَإِنِّى ve elbette ben كُلَّمَا her nezaman دَعَوۡتُهُمۡ onları da'vet ettimse لِتَغۡفِرَ bağışlaman için لَهُمۡ onları جَعَلُوٓاْ koydular أَصَـٰبِعَهُمۡ parmaklarını فِىٓ kulaklarına ءَاذَانِهِمۡ their ears EN وَٱسۡتَغۡشَوۡاْ ve başlarına çektiler ثِيَابَهُمۡ örtülerini وَأَصَرُّواْ ve direttiler وَٱسۡتَكۡبَرُواْ ve böbürlendiler ٱسۡتِكۡبَارٗا kibirle
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler."
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Aynı kök11:5
Paralel26:118 29:14
Aynı konu7:60 14:9 41:26 45:8 53:52
Henüz sınıflandırılmamış10:71 26:105 26:106 26:122 35:42 54:9–15 54:10 71:10