وَهُوَ ٱلَّذِى يُرۡسِلُ ٱلرِّيَـٰحَ بُشۡرَۢا بَيۡنَ يَدَىۡ رَحۡمَتِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَقَلَّتۡ سَحَابًا ثِقَالًا سُقۡنَـٰهُ لِبَلَدٍ مَّيِّتٍ فَأَنزَلۡنَا بِهِ ٱلۡمَآءَ فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦ مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِۚ كَذَٰلِكَ نُخۡرِجُ ٱلۡمَوۡتَىٰ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ ٥٧
وَهُوَ O ki ٱلَّذِى gönderir يُرۡسِلُ sends EN ٱلرِّيَـٰحَ rüzgarları بُشۡرَۢا müjdeci بَيۡنَ önünde يَدَىۡ before EN رَحۡمَتِهِۦۖ rahmetinin حَتَّىٰٓ nihayet إِذَآ zaman أَقَلَّتۡ onlar yüklenince سَحَابٗا bulutları ثِقَالٗا ağır ağır سُقۡنَـٰهُ onu yollarız لِبَلَدٖ bir ülkeye مَّيِّتٖ ölü فَأَنزَلۡنَا indiririz بِهِ onunla ٱلۡمَآءَ su فَأَخۡرَجۡنَا ve çıkarırız بِهِۦ onunla مِن türlü türlü كُلِّ all (kinds) EN ٱلثَّمَرَٰتِۚ meyvalar كَذَٰلِكَ işte böyle نُخۡرِجُ çıkaracağız ٱلۡمَوۡتَىٰ ölüleri de لَعَلَّكُمۡ herhalde تَذَكَّرُونَ ibret alırsınız
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
İlişkiler35 bağlantı · 4 tür
Aynı kök58:13
Aynı ibare14:32 25:48 27:63 30:46 30:48 35:9 35:27
Aynı konu2:22 2:164 6:99 13:3–4 15:22 16:11 22:5 24:43 29:63 30:19 30:50 32:27 Tümünü göster (+6)
Henüz sınıflandırılmamış2:54 10:24 18:45 20:53 25:48–49 25:49 40:11 53:47 86:8