فَوَسۡوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيۡطَـٰنُ لِيُبۡدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنۡهُمَا مِن سَوۡءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنۡ هَـٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيۡنِ أَوۡ تَكُونَا مِنَ ٱلۡخَـٰلِدِينَ ٢٠
فَوَسۡوَسَ derken fısıldadı لَهُمَا onlara ٱلشَّيۡطَـٰنُ şeytan لِيُبۡدِىَ göstermek için لَهُمَا kendilerine مَا olan وُۥرِىَ gizlenmiş عَنۡهُمَا onların مِن çirkin yerlerinden سَوۡءَٰتِهِمَا their shame EN وَقَالَ dedi مَا sizi men'etti نَهَىٰكُمَا forbid you both EN رَبُّكُمَا Rabbiniz عَنۡ (-tan) هَـٰذِهِ şu ٱلشَّجَرَةِ ağaç(tan) إِلَّآ sırf أَن diye تَكُونَا olursunuz مَلَكَيۡنِ ikiniz de birer melek أَوۡ ya da تَكُونَا olursunuz (diye) مِنَ ebedi kalıcılardan ٱلۡخَـٰلِدِينَ the immortals EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
İlişkiler39 bağlantı · 7 tür
Açıklar7:27
Devam eder7:19
Aynı kök114:5
Paralel2:35 2:36 7:27 17:61 20:115 20:117 20:118 20:120 20:120–121 20:121 20:122 20:123 Tümünü göster (+2)
Aynı ibare36:60
Aynı konu2:33 3:59 38:71
Henüz sınıflandırılmamış2:30 2:35 2:36 5:31 7:16 7:26 15:28 15:33 15:39 18:50 20:115 20:116 Tümünü göster (+6)