فَلَمَّا نَسُواْ مَا ذُكِّرُواْ بِهِۦٓ أَنجَيۡنَا ٱلَّذِينَ يَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلسُّوٓءِ وَأَخَذۡنَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ بِعَذَابِۭ بَـِٔيسِۭ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ ١٦٥
فَلَمَّا ne zaman ki نَسُواْ onlar unuttular مَا şeyi ذُكِّرُواْ hatırlatılan بِهِۦٓ kendilerine أَنجَيۡنَا biz de kurtardık ٱلَّذِينَ kimseleri يَنۡهَوۡنَ meneden(leri) عَنِ kötülükten ٱلسُّوٓءِ the evil EN وَأَخَذۡنَا ve yakaladık ٱلَّذِينَ kimseleri ظَلَمُواْ zulmeden(leri) بِعَذَابِۭ bir azab ile بَـِٔيسِۭ çetin بِمَا yüzünden كَانُواْ yoldan çıkmaları يَفۡسُقُونَ defiantly disobeying EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Aynı kök29:24
Aynı hüküm3:104
Aynı ibare6:44
Aynı konu5:13 22:44
Henüz sınıflandırılmamış2:63 2:65 4:47 7:84 21:80 28:47 59:14