أَوَلَمۡ يَهۡدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلۡأَرۡضَ مِنۢ بَعۡدِ أَهۡلِهَآ أَن لَّوۡ نَشَآءُ أَصَبۡنَـٰهُم بِذُنُوبِهِمۡۚ وَنَطۡبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَهُمۡ لَا يَسۡمَعُونَ ١٠٠
أَوَلَمۡ yola getirmedi mi? يَهۡدِ guide EN لِلَّذِينَ kimseleri يَرِثُونَ varis olanları ٱلۡأَرۡضَ şu toprağa مِنۢ sonra بَعۡدِ after EN أَهۡلِهَآ sahiplerinden أَن eğer لَّوۡ if EN نَشَآءُ biz dilesek أَصَبۡنَـٰهُم kendilerini de cezalandırırız بِذُنُوبِهِمۡۚ günahlarıyle وَنَطۡبَعُ ve mühürleriz عَلَىٰ üzerini قُلُوبِهِمۡ kalblerinin فَهُمۡ artık onlar لَا hiç işitmezler يَسۡمَعُونَ hear EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
İlişkiler20 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:74
Aynı konu14:44–45 18:59 32:26
Henüz sınıflandırılmamış2:7 2:88 4:155 7:169 9:87 9:93 14:9 16:8 16:108 23:51 30:59 34:35 Tümünü göster (+4)