وَيَرۡزُقۡهُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَحۡتَسِبُۚ وَمَن يَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِ فَهُوَ حَسۡبُهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ بَـٰلِغُ أَمۡرِهِۦۚ قَدۡ جَعَلَ ٱللَّهُ لِكُلِّ شَىۡءٍ قَدۡرًا ٣
وَيَرۡزُقۡهُ ve onu rızıklandırır مِنۡ yerden حَيۡثُ where EN لَا ummadığı يَحۡتَسِبُۚ he thinks EN وَمَن ve kim يَتَوَكَّلۡ dayanırsa عَلَى Allah'a ٱللَّهِ Allah EN فَهُوَ O حَسۡبُهُۥٓۚ ona yeter إِنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN بَـٰلِغُ yerine getirendir أَمۡرِهِۦۚ buyruğunu قَدۡ elbette جَعَلَ koymuştur ٱللَّهُ Allah EN لِكُلِّ için شَىۡءٖ herşey قَدۡرٗا bir ölçü
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
İlişkiler44 bağlantı · 8 tür
Açıklar2:229–231
İstisna tanır33:49
Aynı kök17:2 87:3
Aynı hüküm2:228 2:229 2:230 2:231 2:232 2:235 2:241 4:20–21 33:49
Aynı ibare2:229–231
Aynı konu4:34 4:128 4:130 18:16 65:7
Genelleştirir8:64
Henüz sınıflandırılmamış2:20 2:227 2:229 2:241 4:35 4:132 8:29 9:129 11:6 15:21 17:30 27:79 Tümünü göster (+12)