قُلۡ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَـٰتِ ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِ تَدۡعُونَهُۥ تَضَرُّعًا وَخُفۡيَةً لَّئِنۡ أَنجَىٰنَا مِنۡ هَـٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ ٦٣
قُلۡ de ki مَن kim يُنَجِّيكُم sizi kurtarıyor مِّن karanlıklarından ظُلُمَـٰتِ darkness[es] EN ٱلۡبَرِّ karanın وَٱلۡبَحۡرِ ve denizin تَدۡعُونَهُۥ O'na yakardığınızda تَضَرُّعٗا gizli olarak وَخُفۡيَةٗ ve açık olarak لَّئِنۡ eğer أَنجَىٰنَا bizi kurtarırsa مِنۡ bundan هَـٰذِهِۦ this EN لَنَكُونَنَّ elbette olacağız مِنَ şükredenlerden ٱلشَّـٰكِرِينَ the grateful ones EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı kök29:24
Aynı ibare7:55 7:55–56 10:21–23 27:63
Aynı konu6:41 7:205 16:53 16:54 17:67 27:62 29:65 31:32 36:43 43:50
Henüz sınıflandırılmamış3:160 6:17 6:40 7:56 10:22 17:56–57 17:110 30:33 40:18 43:86 114:2