وَمِنۡهُم مَّن يَسۡتَمِعُ إِلَيۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرًاۚ وَإِن يَرَوۡاْ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤۡمِنُواْ بِهَاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوكَ يُجَـٰدِلُونَكَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ٢٥
وَمِنۡهُم içlerinden vardır مَّن kimseler يَسۡتَمِعُ dinleyen إِلَيۡكَۖ seni وَجَعَلۡنَا fakat biz koyduk عَلَىٰ üstüne قُلُوبِهِمۡ kalblerinin أَكِنَّةً perdeler أَن onu anlamalarına engel يَفۡقَهُوهُ they understand it EN وَفِىٓ ve içine ءَاذَانِهِمۡ kulaklarının وَقۡرٗاۚ ağırlık وَإِن ve eğer يَرَوۡاْ görseler de كُلَّ her ءَايَةٖ mu'cizeyi لَّا asla يُؤۡمِنُواْ inanmazlar بِهَاۚ ona حَتَّىٰٓ hatta إِذَا zaman جَآءُوكَ sana geldikleri يُجَـٰدِلُونَكَ seninle tartışırlar يَقُولُ derler ٱلَّذِينَ kimseler كَفَرُوٓاْ inkar eden(ler) إِنۡ bu هَـٰذَآ (is) this EN إِلَّآ başka değildir أَسَـٰطِيرُ masallarından ٱلۡأَوَّلِينَ eskilerin
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkar edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler.
İlişkiler45 bağlantı · 4 tür
Karşıtlık47:17
Aynı ibare7:146 8:31 16:24 17:45–46 17:46 18:57 23:83 25:5 27:68 41:5 41:44 46:17 Tümünü göster (+3)
Aynı konu2:6–7 10:42 10:97 16:103 17:93 18:56 21:2 21:5 26:199 46:11 83:14
Henüz sınıflandırılmamış2:7 2:18 6:35 6:45–46 6:109 6:110 6:111 10:33 10:100 13:31 15:13–15 15:15 Tümünü göster (+6)