وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعۡدِهِمۡ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغۡفِرۡ لَنَا وَلِإِخۡوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلۡإِيمَـٰنِ وَلَا تَجۡعَلۡ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُواْ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ ١٠
وَٱلَّذِينَ kimseler جَآءُو gelen(ler) مِنۢ onlardan sonra بَعۡدِهِمۡ after them EN يَقُولُونَ derler ki رَبَّنَا Rabbimiz ٱغۡفِرۡ bağışla لَنَا bizi وَلِإِخۡوَٰنِنَا ve kardeşlerimizi ٱلَّذِينَ bizden önce سَبَقُونَا preceded us EN بِٱلۡإِيمَـٰنِ inanmış olan وَلَا ve تَجۡعَلۡ bırakma فِى kalblerimizde قُلُوبِنَا our hearts EN غِلّٗا bir kin لِّلَّذِينَ karşı ءَامَنُواْ inananlara رَبَّنَآ Rabbimiz إِنَّكَ elbette sen رَءُوفٞ çok şefkatli رَّحِيمٌ çok merhametlisin
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin."
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare40:7
Aynı konu4:64 8:74–75 12:98 15:47 48:29
Henüz sınıflandırılmamış3:147 7:43 14:41 23:61 40:7–9 49:10