۞ أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوۡاْ قَوۡمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مَّا هُم مِّنكُمۡ وَلَا مِنۡهُمۡ وَيَحۡلِفُونَ عَلَى ٱلۡكَذِبِ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٤
۞ أَلَمۡ görmedin mi? تَرَ you see EN إِلَى kimseleri ٱلَّذِينَ those who EN تَوَلَّوۡاْ dost edinen(leri) قَوۡمًا bir topluluğu غَضِبَ gazabettiği ٱللَّهُ Allah'ın عَلَيۡهِم kendilerine مَّا değildir هُم onlar مِّنكُمۡ sizden وَلَا ve değildir مِنۡهُمۡ onlardan وَيَحۡلِفُونَ ve yemin ediyorlar عَلَى üzere ٱلۡكَذِبِ yalan وَهُمۡ ve onlar يَعۡلَمُونَ bilerek
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
İlişkiler17 bağlantı · 5 tür
Devam eder58:18
Aynı kök1:7
Aynı ibare60:13
Aynı konu4:143 9:56 9:95 58:18 58:22 59:11 60:1 60:8–9
Henüz sınıflandırılmamış3:119 4:62 9:56 16:94 26:225 68:10