مَا جَعَلَ ٱللَّهُ مِنۢ بَحِيرَةٍ وَلَا سَآئِبَةٍ وَلَا وَصِيلَةٍ وَلَا حَامٍۙ وَلَـٰكِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۖ وَأَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡقِلُونَ ١٠٣
مَا yapmamıştır جَعَلَ has (been) made EN ٱللَّهُ Allah مِنۢ ne بَحِيرَةٖ bahîre وَلَا ve ne سَآئِبَةٖ sâibe وَلَا ve ne وَصِيلَةٖ vasîle وَلَا ve ne حَامٖۙ ham وَلَـٰكِنَّ fakat ٱلَّذِينَ kimseler كَفَرُواْ inkar eden(ler) يَفۡتَرُونَ uyduruyorlar عَلَى karşı ٱللَّهِ Allah'a ٱلۡكَذِبَۖ yalan وَأَكۡثَرُهُمۡ ve çokları da لَا akıl erdiremiyorlar يَعۡقِلُونَ use reason EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkar edenler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm6:136
Aynı konu6:136 39:60 53:19–23
Henüz sınıflandırılmamış4:119 6:138 6:139 6:144 6:150 7:73 10:59 11:64 16:56 22:36–37 33:4