وَهُوَ ٱلَّذِى كَفَّ أَيۡدِيَهُمۡ عَنكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ عَنۡهُم بِبَطۡنِ مَكَّةَ مِنۢ بَعۡدِ أَنۡ أَظۡفَرَكُمۡ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرًا ٢٤
وَهُوَ ve O'dur ٱلَّذِى çeken كَفَّ withheld EN أَيۡدِيَهُمۡ onların ellerini عَنكُمۡ sizden وَأَيۡدِيَكُمۡ ve sizin ellerinizi عَنۡهُم onlardan بِبَطۡنِ göbeğinde مَكَّةَ Mekke'nin مِنۢ sonra بَعۡدِ after EN أَنۡ sizi galip getirdikten أَظۡفَرَكُمۡ He gave you victory EN عَلَيۡهِمۡۚ onlara وَكَانَ ve ٱللَّهُ Allah EN بِمَا yaptıklarınızı تَعۡمَلُونَ you do EN بَصِيرًا görmektedir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, Mekke'nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı kök37:144
Aynı ibare5:11 48:20
Henüz sınıflandırılmamış3:96 5:11 48:25–27 57:4