فَلَوۡلَا نَصَرَهُمُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُرۡبَانًا ءَالِهَةَۢۖ بَلۡ ضَلُّواْ عَنۡهُمۡۚ وَذَٰلِكَ إِفۡكُهُمۡ وَمَا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ ٢٨
فَلَوۡلَا olmaz mıydı? نَصَرَهُمُ kendilerine yardım etselerdi ٱلَّذِينَ şeyler ٱتَّخَذُواْ edindikleri مِن başka-tan دُونِ başka ٱللَّهِ Allah EN قُرۡبَانًا yakınlık sağlamak için ءَالِهَةَۢۖ tanrı بَلۡ hayır ضَلُّواْ kaybolup gittiler عَنۡهُمۡۚ onlardan وَذَٰلِكَ işte budur إِفۡكُهُمۡ onların yalanları وَمَا ve şeyler كَانُواْ oldukları يَفۡتَرُونَ uydurmuş
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilahlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.
İlişkiler10 bağlantı · 5 tür
Aynı kök5:27
Aynı ibare19:81 36:74–75
Aynı konu39:44
Genelleştirir7:192
Henüz sınıflandırılmamış6:139 7:37 36:75 46:5–6 50:26