۞ وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُكَلِّمَهُ ٱللَّهُ إِلَّا وَحۡيًا أَوۡ مِن وَرَآئِ حِجَابٍ أَوۡ يُرۡسِلَ رَسُولًا فَيُوحِىَ بِإِذۡنِهِۦ مَا يَشَآءُۚ إِنَّهُۥ عَلِىٌّ حَكِيمٌ ٥١
۞ وَمَا ve yoktur olmaz' كَانَ bir insanla لِبَشَرٍ for any human EN أَن (karşılıklı) konuşması يُكَلِّمَهُ Allah should speak to him EN ٱللَّهُ Allah'ın إِلَّا dışında وَحۡيًا vahiy أَوۡ yahut مِن arkasından وَرَآئِ behind EN حِجَابٍ perde أَوۡ yahut يُرۡسِلَ gönderir رَسُولٗا bir elçi فَيُوحِىَ vahyedecek بِإِذۡنِهِۦ izniyle مَا ne يَشَآءُۚ diliyorsa إِنَّهُۥ şüphesiz O عَلِىٌّ yücedir حَكِيمٞ hüküm ve hikmet sahibidir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler35 bağlantı · 5 tür
Aynı kök19:11 83:15
Aynı ibare2:118
Aynı konu2:97 4:163–164 16:2 19:24 22:75 27:8 37:102 53:7 53:10
Genelleştirir28:30
Henüz sınıflandırılmamış2:97–99 2:253 3:45 3:179 4:163 4:164 5:111 6:103 6:112 7:143 8:12 12:15 Tümünü göster (+10)